Güneydoğu turumuzun ilk günü, asıl hedef Hasankeyf iken, biraz da yolumuzu uzatarak Silvan'dan geçip Malabadi'ye geliyoruz. Üzerinden araba ile geçemesek de şarkısı hala hatırımızda "Malabadi Köprüsü"nün yanında durup bir fotoğraf çektirmek güzel
Burası da Hasankeyf'e girmeden hemen Dicle'nin karşı yakasında Zeynel Bey'in türbesi. Çinileri hoşmuş, çiniler hedef alınıp türbe taşlanmasa, daha sağlam kalabilirmiş.
Türbe'den az ilerleyince, karşımıza çıkan manzara işte böyle, insan fotoğraf çektirmek için bile sırtını dönmeye zorlanıyor
Hasankeyf Kalesi'nden eski köprü kalıntısı ve yeni köprü. Dicle sanki akmıyor, zaman gibi o da durmuş burada.
Dingin Dicle sularının  üstünde "Taht"a yan gelip oturmuşum, keyif benim.
Hasankeyf'te çok oyalanınca, Midyat'a varmamız gecikti, akşam çökerken varabildik. Alacakaranlığın renklerinden midir nedir, pek bir hüzünlü geldi bana bu taştan şehir.