Japonya 2015
2010'da gittiğim Japonya'dan bir daha gelmem duygusuyla ayrılmıştım, mamafih televizyonda izlediğim bir belgesel, git gör dedirtti.
Yudanaka'da kaldığım motel, ilk Türk konuğu olduğum söyleyince, daha bir heyecanlanıyorum parka gitmek için. O kadar yardım sever ki bu Japon milleti, beni kendi arabası ile parka götürüyor otelin sahibi. Parkın girişi otele 7 km uzaklıkta. Park'ın girişi dediysem, maymunlara ulaşmak o kadar kolay değil. 1.6 km'lik bir yürüyüş parkuru sizi bekliyor, parkın girişinde. Park girişinde küçük bir kulübe var, hem gişe, hem de cafe görevi yapıyor, aynı zaman da, üşüyenlerin soba etrafında ısınarak çektikleri fotoğraflara baktıkları sıcak bir mekan. Parkın girişi, tabeladan da anlaşılacağı üzere, adı Jigokudani Yaen-Koen. Yol boyunca eşlik eden ağaçlar, bu eşsiz manzaraya bakarken, yolun nasıl da geçtiğini farketmemenizi sağlıyor.
Tokyo uçuşu 11 saatten fazla sürüyor, bir günlük moladan sonra, Kar Maymunu Parkı için yola devam. Park, Yudanaka kasabası yakınlarında. Tokyo'dan önce Shikansen adı verilen hızlı trenlere binmek gerekiyor. Tren 222 km'lik yolu, 260 km/sa hızla, 1 saat 23 dakikada alıyor. Nagano'dan binilen tren ile de yaklaşık 50 dakika sonra Yudanaka'ya varılıyor. 

Maymunlar olağanüstü, bu dünyanın en kuzeyinde yaşayan maymunları Japon şebeği olarak adlandırılıyor. Sabah gün ağarınca uyanan maymunlar, kaplıcanın 42 derece sıcak suyunda keyif yapıyorlar. Bana en ilginç geleni ise, kesinlikle bizimle iletişim kurmamaları idi, hatta görmezden geliyorlardı diyebilirim.
Tokyo'ya dönüşte, ilk durak Kabuki-Za tiyatrosu, 2010'da geldiğimde, yeniden yapılmak üzere yıkıldığından haberim olmayınca, iki saat aranıp durmuştum. Tiyatroda iki seans var, biri sabah 11'de, diğeri öğleden sonra 4'te başlıyor. Her seansta üç farklı oyun sergileniyor. Turistler için de bir güzellik düşünmüşler, sadece bir oyun izlemek için bilet alabiliyorsun. Tiyatronun dördüncü katından izlense de, oyun bittiğinde, turistler için neden tek oyunluk bilet sattıklarını anlıyorsunuz. Japon tiyatrosu biraz izlemesi zor bir tiyatro.
Gene geçen gelişimde olmayan, Sky Tree'den bir Tokyo manzarası seyredeyim dedim. 634 metrelik bu kulenin 350 ve 450. metrelerinde iki gözlem katı bulunuyor. Seyretmesi hoş, ama güzel fotoğraf vermeyen kulenin ardından, bir kez daha da olsa, Tokyo Tower'a yollandım. 333 metrelik bu kulenin de, 150 ve 250. metrelerinde iki gözlem katı bulunuyor. Daha alçak olmasına karşın bu kulenin manzarası daha güzel. Hele Fuji Dağı'nda güneş batışına denk geldiyseniz.
Tokyo'ya gelince, uğranmadan geçilmeyecek iki semt. Birbirinden renkli bu iki semtin ilki elektronik dükkanlarının kalbi, ikincisi ise gece hayatının.
Son olarak Nihat Karabiber'in bir kez daha suşi ile imtihanı. Sevmedim, sevemeyeceğim.